Genel
0

Çocuk Cezaevleri Araştırma Önergesi

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Geçtiğimiz günlerde 15 yaşındaki F.O.’nun Adana Ceyhan M Tipi Kapalı Cezaevinde tecavüze uğradığını itiraf etmesi ile çocuk cezaevlerinde yaşanan sorunlar bir kez daha gündeme gelmiştir. Daha öncesinde de partimizin Pozantı, Antalya ve Şakran Çocuk cezaevlerine ilişkin yaptığı raporlamalarda benzer örnekler ve şikayetlerle karşılaşılmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi Cezaevi İnceleme ve İzleme […]

Çocuk Cezaevleri Araştırma Önergesi

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Geçtiğimiz günlerde 15 yaşındaki F.O.’nun Adana Ceyhan M Tipi Kapalı Cezaevinde tecavüze uğradığını itiraf etmesi ile çocuk cezaevlerinde yaşanan sorunlar bir kez daha gündeme gelmiştir. Daha öncesinde de partimizin Pozantı, Antalya ve Şakran Çocuk cezaevlerine ilişkin yaptığı raporlamalarda benzer örnekler ve şikayetlerle karşılaşılmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi Cezaevi İnceleme ve İzleme Komisyonu üyelerinin özellikle 28 Şubat 2012 tarihinde Adana, Mersin ve Pozantı’da yaptıkları incelemelere ilişkin raporda çocukların cinsel taciz ve tecavüzden şikayetçi oldukları belirtilmiş ve bu raporun ardından Pozantı Cezaevi kapatılmıştır. Özellikle Pozantı Cezaevinde kalan çocuklara ilişkin cinsel taciz ve tecavüz iddialarının Cezaevi yönetimi tarafından yeterince üzerine gidilmediği, hatta bu tarz olaylara göz yumulduğu yine söz konusu raporda yazılmıştır. Ayrıca rapora göre; kötü muamele, cinsel taciz ve tecavüz gibi durumlarla karşı karşıya kalan çocuklar cezaevinden çıktıktan sonra psikolojik travma yaşamakta, birçoğu cezaevinden sonra normal hayatına dönememekte ve takip edildiklerini sandıkları için evden-mahalleden dışarıya çıkamamaktadırlar.

Adana Ceyhan Cezaevinde yaşanan durum da geçmişteki örneklerinden farklı değildir. Kapatılan Pozantı Cezaevi, benzer örnekleri nedeniyle aslında hala diğer çocuk cezaevlerinde varlığını sürdürmektedir. Üstelik, çocuklar nakil oldukları Sincan Cezaevinde de  benzer şikayetlerde bulunmuş ve kötü muamele buralarda da bir şekilde devam etmiştir. Yani sorun aslında bir cezaevinden başka bir cezaevine nakil olmuştur. Konu bir cezaevini kapatmakla çözülmeyeceği gibi, görmezden gelinerek ya da hayıflanarak geçiştirilemeyecek derecede ciddidir.

Özellikle yaşanan son örnekte 15 yaşındaki F.O’nun kaldığı cezaevindeki bir infaz koruma memurunun F.O.’nun  koğuş değiştirme talebinin kabul edilmediğini ifade etmesi ve tıpkı geçmiş örneklerde olduğu gibi bu olayda da idarecilerin kayıtsız kalmış olması son derece vahimdir. Bu olaylar göstermektedir ki; çocuk cezaevleri artık birer ıslah merkezleri değil, çocuklar için işkence mekanlarıdır.

Cezaevinde bulunan çocuk sayısı her gün değişmekle birlikte ülkemizde 2 bine yakın çocuk cezaevindedir. Bu çocukların ortalama 450’si hükümlü geri kalanı ise tutukludur. 1 yıl içerisinde cezaevine girip çıkan çocuk sayısı ise 10 bini bulmaktadır. Bu rakamlarla birlikte değerlendirildiğinde her geçen gün cezaevlerinde çocuklara yönelik cinsel istismar ve tecavüz olaylarının artıyor oluşu son derece kaygı vericidir. Kaldı ki, çocuklar yaşadıklarını içinde bulundukları baskı ve korku ortamı nedeniyle anlatmaya cesaret edememekte ve bu şiddeti uzun süre sessiz bir şekilde, çaresizce yaşamak zorunda kalmaktadırlar.

Bu nedenle çocuk cezaevlerinde çocuklarımızın maruz kaldıkları işkence ve cinsel istismar olayları tüm boyutları ile araştırılmalı ve açığa çıkarılmalıdır. Bu mekanların gelişim çağındaki suça bulaşmış çocuklar için dizayn edildiği unutulmadan gerekli önlemler derhal alınmalıdır. Çocuk cezaevlerinin kapatılarak çocuk adalet sisteminin bir nevi eğitim mekanları mantığı ile tasarlanması için çalışmalar başlatılmalıdır. Yöneticilerinin dahi özel eğitimden geçtiği, çocukların pedagojik gelişimine göre tasarlanacak bu mekanlar için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bir an önce harekete geçmesi gerekmektedir.

Bu nedenle; çocuk cezaevlerinde yaşanan şiddet, cinsel taciz, tecavüz gibi olayların araştırılması, sorumluların açığa çıkartılması, hak ihlallerinin önlenmesi, tespit edilmesi ve bu ihlallerin bir daha tekrarlanmaması için önlem alınması amacıyla TBMM içtüzüğünün 104 ve 105.maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

 

Saygılarımızla,

   Muharrem Işık            Nurettin Demir            Veli Ağbaba                    Özgür Özel

Erzincan Milletvekili     Muğla Milletvekili   Malatya Milletvekili       Manisa Milletvekili

Yazar Sekreterya

There are 0 comments

Leave a comment

Want to express your opinion?
Leave a reply!