Yasa Teklifleri
0

Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair (Asgari Geçim İndirimi) Kanun Teklifi

 TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair (Asgari Geçim İndirimi) Kanun Teklifi ve gerekçesi ilişikte sunulmuştur. Gereği için arz ederiz.           Engin Altay                                  Levent Gök       […]

 TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair (Asgari Geçim İndirimi) Kanun Teklifi ve gerekçesi ilişikte sunulmuştur.

Gereği için arz ederiz.   

 

     Engin Altay                                  Levent Gök                               Özgür Özel

  İstanbul Milletvekili               Ankara Milletvekili              Manisa Milletvekili

CHP Grup Başkanvekili      CHP Grup Başkanvekili        CHP Grup Başkanvekili

 

GENEL GEREKÇE

Sayıları beş milyonu bulan asgari ücretli çalışanlar toplum içinde önemli bir kesimi oluşturmaktadır. Bu nedenle asgari ücretin düzeyi ve üzerindeki vergi yükü iktisadi ve sosyal politikalar açısından önem taşımaktadır.

Asgari ücret işçilere bir çalışma günü karşılığı olarak ödenen ve işçinin gıda konut, giyim, sağlık, ulaşım ve kültür ve benzeri ihtiyaçlarını günün fiyatları üzerinden en az düzeyde karşılamaya yetecek ücrettir. Ülkemizde 2015 yılı için uygulanacak olan asgari ücret tutarı 2015 yılının ilk 6 ayı için net 949 lira, ikinci 6 ayı içinse net 1000 lira olarak belirlenmiştir. Mevcut asgari ücret, çalışanların aileleri ile birlikte gıda, konut giyim, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçlarını karşılamaktan uzaktır. Çünkü Türkiye İstatistik Kurumu, bir işçinin geçimi için 2015 yılında gerekli olan net tutarın 1.424,70-TL olduğunu açıklamıştır.

Bu nedenle asgari ücretin vergilendirilmesi, çalışanlar bakımından hayati öneme sahip bir konudur. Asgari ücretin vergilendirilmesinde hakkaniyete önem verilmesi gerekmektedir. Vergilemede hakkaniyet, vergi yükünün, yükümlüler üzerine adil biçimde dağıtılmasını ifade eder. Hakkaniyetli bir vergileme, yükümlülerin mali güçleriyle orantılı olarak vergilendirilmesini sağlar. Mali gücün temel göstergesi ise gelirdir. Bireyler, asgari ücreti kendisinin ve ailesinin yaşamlarını sürdürmek ve temel ihtiyaçlarını karşılamak için harcamak zorundadır. Bu açıdan gelirin asgari ücret kadar olan kısmının, kullanılabilir gelir anlamında bireyin mali gücünü temsil ettiği söylenemez. Bu nedenle bireyin bakmakla yükümlü olduğu aile bireyleri için yapmak zorunda olduğu yaşamsal gider karşılığı kadar olan gelir kısmının vergilendirilecek gelirin tespitinde gider olarak indirilebilmesi gerekir. Ayrıca bireylerin insanca yaşamlarını sürdürebilmeleri için gerekli olan asgari bir tutarın birey açısından mali güç oluşturmadığı gerekçesiyle vergi dışı tutulması, genel kabul gören önemli bir vergileme ilkesidir.

Yapılan bilimsel araştırmalara göre, ülkemizde asgari ücret elde edenlerin dolaylı vergiler hariç toplam mali yükü %21’dir. Asgari ücretin tamamı tüketildiğinde, dolaylı vergiler nedeniyle ortalama %10 oranında bir vergi yükü daha ortaya çıktığı kabul edildiğinde asgari ücretlilerin toplam mali yükü %30’lar düzeyine yükselmektedir. Bu oran geçimini temin etmekte bile zorlanan asgari ücretli vatandaşlarımız için fevkalade yüksek bir orandır.

Asgari ücret, çalışanın kendisine ve ailesine insanlık onuruna uygun bir yaşam sağlayabilecek düzeyde ve açlık sınırının üzerinde olmalıdır. TÜRK-İŞ’in her ay düzenli olarak yaptığı ve yayınladığı açlık ve yoksulluk sınırı araştırması çarpıcı bilgiler vermektedir. Türk-İş rakamlarına göre 2015 yılı Ekim ayı itibariyle; dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 1.379 TL’dır. Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarı (yoksulluk sınırı) ise 4.473-TL’dır. Görüldüğü üzere şu anki mevcut şartlarda net asgari ücret dört kişilik bir ailenin açlık sınırının bile altında kalmaktadır.

Bu kanun teklifiyle genel kabul gören vergilendirme ilkeleri doğrultusunda asgari ücretin vergi dışı bırakılması ve bu yolla asgari ücretlilerin eline geçen harcanabilir gelir tutarının artırılması amaçlanmaktadır. 

 

MADDE GEREKÇELERİ

MADDE 1– Maddeyle 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 32 nci maddesinde yapılan değişiklikle asgari ücretin vergi dışı bırakılması sağlanmaktadır.

MADDE 2– Yürürlük maddesidir.

MADDE 3– Yürütme maddesidir. 

 

31/12/1960 TARİHLİ VE 193 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ

MADDE 1 – 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 32 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Asgarî geçim indirimi

MADDE 32- Ücretin gerçek usûlde vergilendirilmesinde asgarî geçim indirimi uygulanır.

Asgarî geçim indirimi; ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarıdır. Gelirin kısmî döneme ait olması halinde, ay kesirleri tam ay sayılmak suretiyle bu süreye isabet eden indirim tutarları esas alınır. Asgarî geçim indirimi, bu fıkraya göre belirlenen tutara 103 üncü maddedeki gelir vergisi tarifesindeki oranların uygulanmasıyla bulunan tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesi suretiyle uygulanır. Mahsup edilecek kısmın fazla olması halinde iade yapılmaz.

Ücretlerin vergilendirilmesinde asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra, varsa teşvik amaçlı diğer indirim ve istisnalar dikkate alınır.

Bu maddenin uygulamasına ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.”

MADDE 2– Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3– Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Yazar Editör

There are 0 comments

Leave a comment

Want to express your opinion?
Leave a reply!