Yasa Teklifleri
0

Milli Eğitim Temel Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 14.6.1973 tarih ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur. Gereğini saygılarımızla arz ederiz.         Engin Altay                                  Levent Gök               […]

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

14.6.1973 tarih ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur.

Gereğini saygılarımızla arz ederiz.

        Engin Altay                                  Levent Gök                             Özgür Özel

  İstanbul Milletvekili               Ankara Milletvekili              Manisa Milletvekili

CHP Grup Başkanvekili      CHP Grup Başkanvekili        CHP Grup Başkanvekili

 

GENEL GEREKÇE

Bilindiği üzere, 6287 sayılı Kanunla zorunlu eğitim kesintili olarak 12 yıla çıkarılmıştır. Zorunlu eğitimin 12 yıla çıkması ile liseler zorunlu eğitim kapsamına girmiştir. Ortaöğretim kurumlarının zorunlu eğitim kapsamına alınması ile eğitim sistemimizde bir takım yapısal değişiklikler yaşanmıştır. Bu değişiklikler kapsamında 8 inci sınıfı bitiren öğrencilerin zorunlu örgün eğitime alınması ile ortaöğretim kurumlarında okullaşma oranı az da olsa artmaya başlamıştır. Okulda kalma süresinin artması ile ailelerin eğitim harcamaları artmıştır. Her eğitim-öğretim yılı başında, aileler çocuklarının temel ihtiyaçlarının karşılanmasının yanı sıra okulların velilerden talep ettikleri ödemeleri yapmak zorunda kalmaktadırlar.

Ayrıca, ülke genelindeki adaletsiz gelir dağılımı en fazla eğitim harcamalarına yansımıştır. Ailelerin eğitime ayırdıkları bütçe incelendiğinde zenginlerin, yoksullara göre eğitime 50 kat fazla para harcadığı görülecektir. Bu durum eğitimde fırsat eşitsizliğinin kaynağıdır.

Türkiye’deki en yoksul yüzde 10’luk gelir dilimi ile en zengin yüzde 10’luk gelir diliminin harcamaları arasında 7 kata yakın fark bulunmaktadır.  Eğitim harcamalarında ise zenginlerle yoksullar arasında 49,7 katlık bir fark ortaya çıkmıştır.

Türkiye’nin gelir pastasından en az payı alan yüzde 10’luk kesim, Türkiye’de aileler tarafından gerçekleştirilen eğitim harcamalarının sadece yüzde 1’ini gerçekleştirmektedir. Ailelerin toplam eğitim harcamalarının yüzde 49,7’sini ise en zengin (10’uncu) yüzde 10’luk kesim yapmaktadır. En zengin yüzde 20’lik kesimin eğitim için yaptığı harcama, geri kalan yüzde 80’lik kesimin harcamasının neredeyse iki katıdır.

Gelir dağılımındaki adaletsizlik yoksul ailelerin çocuklarının eğitim imkanlarına erişiminin önünde büyük bir engel teşkil etmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2015 verilerine göre, Açık Lise öğrenci sayısı 1.253.624’e ulaşmıştır. Zorunlu eğitim yaş çağında olmasına rağmen Açık Liseyi tercih eden öğrenci sayısı 507.525’dir. Bunun yanı sıra, zorunlu eğitim kurumlarına kayıtlı olmasına rağmen 644.448 öğrencinin okula devamı sağlanamamaktadır. Bu öğrencilerin 157.346’sı ortaöğretim kurumlarına kayıtlıdır.

Zorunlu örgün eğitim kapsamında olan öğrencilerin Açık Liseye yönelme ve okula gelmeme nedenleri araştırıldığında, öğrencilerin birçoğunun ekonomik sıkıntılar nedeniyle çalışmaya zorlandıkları ve bu nedenlerle okula gelmedikleri ortaya çıkacaktır.

Okul çağında olması gereken, ülkemizin geleceğini emanet ettiğimiz çocuklarımız, eğitim imkanlarına erişimlerini sağlayamadığımız için çalışmak zorunda bırakılmıştır.

Anayasanın 42 nci maddesi gereği Devlet maddi imkanlardan yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapmakla yükümlüdür.

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 26 ncı maddesinde; “Herkes eğitim hakkına sahiptir. Eğitim, en azından ilk ve temel eğitim aşamasında parasızdır. İlköğretim zorunludur. Teknik ve mesleksel eğitim herkese açıktır. Yükseköğretim, yeteneklerine göre herkese tam bir eşitlikle açık olmalıdır” ifadelerine yer verilmiştir.

Gerek Anayasa’da gerekse İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde vurgulandığı gibi, tüm bireyler eğitim hakkına sahiptir. Tüm bireylerin eğitim hakkından yararlanmasını sağlamak sosyal devlet olmanın gerekliliğidir.

Türkiye’de eğitim sistemi en büyük kamusal girişimdir. Sistemin girdileri olan öğrenciler ve aileleri çok büyük bir kitleyi oluşturmaktadır. Eğitime ayrılan kaynakların planlaması ve eğitim hakkına erişim gözetilerek eşitlikçi bir şekilde bireylere ulaştırılması ortaya çıkacak sorunların çözümünü kolaylaştıracaktır.

Eğitim bilimcilerin de belirttiği gibi nitelikli eğitim için parasal kaynaklara ihtiyaç vardır. Eğitimin kalitesinin arttırılması için bu alana ayrılacak kaynakların miktarının da arttırılması gerekmektedir.

Teklifimizle yukarıda bahsedilen sorunların kısmen giderilmesi ve eğitimde fırsat eşitliğinin desteklenmesi amacıyla maddi durumu elverişli olmayan lise son sınıf öğrencilerine üniversiteye daha rahat hazırlanmaları, kültür sanat etkinlikleri, kitap, gazete, dergi gibi yayınlara daha rahat erişimlerinin sağlanması için aylık 200 TL “Kişisel Gelişim Katkısı” ödenecektir.

 

MADDE GEREKÇELERİ

MADDE 1- Bu maddede yapılan düzenleme ile örgün eğitim kapsamındaki ortaöğretim kurumlarının son sınıfında eğitim-öğretim gören öğrencilere aylık 200 TL Kişisel Gelişim Katkısı sağlanacaktır.

MADDE 2- Yürürlük maddesidir.

MADDE 3- Yürütme maddesidir.

 

14/6/1973 TARİH VE 1739 SAYILI MİLLİ EĞİTİM TEMEL KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ

MADDE 1- 14.6.1973 tarih ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununa aşağıdaki EK MADDE eklenmişti.

EK MADDE 2- Örgün eğitim kapsamında, ortaöğretim son sınıf öğrencilerine, öğretim yılı başından sonuna kadar memur aylık katsayısının 2410 ile çarpımı sonucu bulunacak tutar kadar aylık ücret ödenir.”

MADDE 2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Yazar Editör

There are 0 comments

Leave a comment

Want to express your opinion?
Leave a reply!